<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>bursahabermerkezi</title>
    <link>https://www.bursahabermerkezi.com</link>
    <description>bursahabermerkezi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bursahabermerkezi.com/rss/egitim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 27 Jun 2026 20:39:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bursahabermerkezi.com/rss/egitim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Okula uyum sürecinde doğru yaklaşım tüyoları... İlk gün stresine karşı öneriler]]></title>
      <link>https://www.bursahabermerkezi.com/okula-uyum-surecinde-dogru-yaklasim-tuyolari-ilk-gun-stresine-karsi-oneriler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursahabermerkezi.com/okula-uyum-surecinde-dogru-yaklasim-tuyolari-ilk-gun-stresine-karsi-oneriler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[

    
  
Yaz tatilinin ardından yeni eğitim öğretim dönemine sayılı günler kaldı. Anne babaların üzerine titredikleri minik yavruları artık okullu olacak ve evlerinin güven veren sınırlarından belki de ilk kez dışarıya çıkacaklar. Formalar, önlükler, renk renk kalemler, defterler ve çantalar alınarak yapılan hazırlıklarla çocuklar çok mutlu ve heyecanlılar. Ancak bu yine de ilk gün stresi yaşanmayacağı anlamına gelmiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Okulun ilk gününde her şeyin yolunda gitmesi için neler yapmalı?</p>

<p>Çocukların okul stresini ve endişesini azaltmak için anne ve babalara önemli görevler düştüğüne dikkat çeken Uzman Psikolog Duygu Gökyıldırım Uslu, “Tatil sonrasında, özellikle ilk kez okula başlayacak olmak çocuklar için büyük bir değişim. Onları yeni arkadaşlar, dersler, ödevler ve sınavlar bekliyor. Bu değişim de her çocukta çeşitli seviyelerde stres oluşturuyor. Aslında doğru yaklaşımlarla çocuğunuzun okuldaki ilk gününde yaşayacağı endişe ve stresi bir nebze de olsa azaltabilirsiniz. Unutmayın, çocuğunuzun korkuları bir günde geçmeyecektir. Sabırla ve sevgiyle bu süreçte birlikte yol alacaksınız. Eğer çocuğunuzda tedirginliğin olması gerekenden daha fazla sürdüğünü ve bir gelişme olmadığını görürseniz yardım için profesyonel bir uzmana başvurmaktan çekinmeyin” dedi.</p>

<p>Uzman Psikolog Duygu Gökyıldırım Uslu, özellikle ilk kez okula başlayan öğrencilerin okulun ilk gününün güzel ve stressiz geçmesi için dikkat etmeniz gereken noktaları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.</p>

<p></p>

<p>UYKU SAATLERİNİ DÜZENLEYİN</p>

<p>Tatil sonrasında alışkanlıkları yeniden düzenlemek önem taşıyor. Okul saatlerine benzer bir uyku ve kalkma düzeni oluşturmak, çocukların biyolojik saatlerini okula uygun hale getiriyor. Okula başlangıç tarihinden birkaç gün önce, uyku saatlerini ve günlük aktiviteleri okul saatlerine yaklaştırarak çocuğunuzun yumuşak bir geçiş yapmasını sağlayabilirsiniz.</p>

<p>TELAŞLI VE ENDİŞELİ OLMAYIN!</p>

<p>Beklenen büyük gün geldiğinde sabah yeterince erken saatte kalkın ve çocuğunuzla birlikte sağlam bir kahvaltı edin. Unutmayın telaşlı ve aceleci tavırlar, gözü devamlı anne babasının üzerinde olan çocuğun dikkatinden kaçmıyor. Anne babasını telaşlı ve endişeli gören çocuk da strese girip endişe hissetmeye başlıyor. Bu nedenle sakin ve mutlu görünmeye özen gösterin.</p>

<p>OKULU BİRLİKTE GEZİN</p>

<p>Okulun ilk günü çocuğu okula yalnız göndermemek gerektiğini vurgulayan Uzman Psikolog Duygu Gökyıldırım Uslu “Bu nedenle okula çocuğunuzla birlikte ve olmanız gerekenden biraz daha erken gidin. Böylece çocuğunuz tüm gününü geçireceği okulundaki sınıf, kütüphane, yemekhane ve spor salonu gibi bölümleri sizinle birlikte keşfedecektir. Bu alanları gezerken, buralarda neler yapması gerektiğini, ders - teneffüs, oyun ve spor zamanlarını anlatırsanız çocuğunuzun kaygısının azaldığını göreceksiniz. Ayrıca, okula erken gittiğinizde çocuğunuzun öğretmeniyle tanışma ve daha çok konuşma fırsatı yakalayacaksınız. Zira diğer öğrenciler ve veliler kalabalıklaştığında öğretmeniyle  bire bir iletişim kurmanız güçleşecektir” diyor.</p>

<p>OLUMSUZ YORUMLARDAN KAÇININ</p>

<p>Okulu, okuldaki öğretmenleri ve idarecileri, veliler ile öğrencileri eleştirmemeye özen gösterin. Belli etmeseler de çocukların, anne babalarının her hareketini izlediğini unutmayın. Ağzınızdan çıkacak olumsuz bir yorum çocuğunuzun okuluna, öğretmenine ya da arkadaşlarına olan bakış açısını değiştirip okuldan soğutabileceği için soğukkanlı davranın.</p>

<p>AĞLARSA BAŞKA ÇOCUKLA KIYASLAMAYIN!</p>

<p>Çocuğunuza güvendiğinizi hissettirin. Her çocuğun kendine özel olduğunu ve stres anlarında farklı tepkiler gösterebileceğini göz önünde tutun. Çocuğunuzu sınıfındaki diğer arkadaşlarıyla veya var ise büyük kardeşiyle karşılaştırmayın. Kısa ve öz bir ayrılık yaşayın. Çocuğunuz ayrılırken ağlayabilir ve bu çok normal bir davranıştır. Çocuğunuzun ağlamasıyla ilgili alaycı bir tutum sergilemeyin. Çocuğunuza “Bak o ağlıyor mu? Ablan hiç ağlamamıştı” gibi kıyaslamalar yapmayın. Onu dinleyin ve hissettiği duyguları anlamaya çalışın. Ona korkmasının ve endişeli hissetmesinin çok normal olduğunu, bu hissin bir kaç gün içinde geçeceğini ve her şeyin yolunda olduğunu söyleyin.</p>

<p>OKULA GİTMEK İSTEMEZSE SAKİNCE KONUŞUN</p>

<p>Evde güvenli ortamında her istediğini elde eden çocuk okulda bu durumun aynı olmadığını görünce genellikle hayal kırıklığına uğruyor. Eve geri dönmek istediğini ve bir daha okula gitmek istemediğini söyleyebiliyor. Her gün okula gitmesi gerektiğini ve bu konunun tartışmaya açık olmadığını sakin ve güzel bir dille anlatın.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ANLATMASI İÇİN ZORLAMAYIN</p>

<p>Okul çıkışında onu okulun kapısında bekleyeceğinizi söyleyin ve orada olmayı ihmal etmeyin. Gününün nasıl geçtiğiyle ilgili sorgulayıcı bir tavır sergilenmemesi gerektiği uyarısında bulunan Uzman Psikolog Duygu Gökyıldırım Uslu “Çocuğunuzu daha fazlasını anlatması için zorlamayın. Merak ettiğiniz konuları öğretmeni veya okul idaresi ile konuşup, öğrenebilirsiniz. Bundan sonra her geçen gün kendisini biraz daha iyi ve okula ait hissedeceğiyle ilgili konuşun. Yaşıtı olan her çocuğun şu anda aynı hisleri yaşadığını, yalnız olmadığını belirtin ve onunla gurur duyduğunu hissettirin. Okul çıkışı sevdiği bir yerde beraber yemek yiyerek veya eksik olan okul malzemelerini tamamlayarak günü sonlandırabilirsiniz” diyor.</p>

<p>EĞLENMEYİ UNUTMAYIN</p>

<p>Yeniden okula dönen çocuklar için okula dönüşünu eğlenceli hale getirmek, çocukların olumlu bir tutum sergilemelerini sağlıyor. Okul temalı oyunlar veya eğitici aktiviteler, okula olan ilgiyi artırabiliyor. Tatil sonrası çocuğunuzun okula yeniden alışmasını sağlamak için kısa, basit ödevler veya aktiviteler hazırlayın. Bu, çocuğunuzun okul materyallerine yeniden alışmasına yardımcı olabilir. Enerjisini atmasına yardımcı olacak fiziksel aktiviteler yapmasını teşvik edin. Zira spor yapan veya açık havada oyun oynayan çocuklar fazla enerjilerini pozitif bir şekilde yönlendirebiliyor. </p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.bursahabermerkezi.com/okula-uyum-surecinde-dogru-yaklasim-tuyolari-ilk-gun-stresine-karsi-oneriler</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Sep 2024 11:08:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursahabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/bursahabermerkezi-com/images/haberler/2024/09/okula_uyum_surecinde_dogru_yaklasim_tuyolari_ilk_gun_stresine_karsi_oneriler_h56583_95569.jpg" type="image/jpeg" length="20572"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adaylar için bir fırsat daha var, ek yerleştirme!]]></title>
      <link>https://www.bursahabermerkezi.com/adaylar-icin-bir-firsat-daha-var-ek-yerlestirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursahabermerkezi.com/adaylar-icin-bir-firsat-daha-var-ek-yerlestirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[



2024-YKS kayıt işlemleri 23 Ağustos 2024 tarihinde tamamlandı. Önümüzdeki günlerde ilk yerleştirme sonrasında herhangi bir programa yerleşememiş olan adaylar için bir fırsat daha var ek yerleştirme!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>ÖSYM tarafından yapılan ek yerleştirme işlemlerinin de belirli kurallar çerçevesinde gerçekleştiğine vurgu yapan Uzman Psikolojik Danışman Ece Tözeniş, “Yerleşememiş olan adaylar bu kurallar çerçevesinde tercih listelerini oluştururlarsa ek yerleştirme dönemini bir fırsata dönüştüreceklerdir.” dedi.</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Tercih ve Kariyer Danışmanı, Uzman Psikolojik Danışman Ece Tözeniş, önümüzdeki günlerde ilk yerleştirme sonrasında herhangi bir programa yerleşememiş olan adaylar için bir fırsat daha olduğunu bildirdi.</p>

<p>Adaylar için bir fırsat daha var!</p>

<p>2024-YKS kayıt işlemleri 23 Ağustos 2024 tarihinde tamamlandığını ifade eden Ece Tözeniş, “Önümüzdeki günlerde ilk yerleştirme sonrasında herhangi bir programa yerleşememiş olan adaylar için bir fırsat daha var ek yerleştirme! ÖSYM tarafından ek yerleştirme tarihleri belli olup kılavuz açıklandığı andan itibaren ek yerleştirme de yer alan kontenjanları görebileceğiz.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Boş kalan kontenjan sayısı artacak…</p>

<p>Ek yerleştirme kontenjanlarının hem ilk yerleştirme hem de kayıt sonrasında boş kalan kontenjanları kapsadığından dolayı kontenjanlarda her yıl farklılıklar oluştuğunu dile getiren Ece Tözeniş, şöyle devam etti:</p>

<p>“2023-YKS’de sadece devlet ve vakıf üniversitelerinde ilk yerleştirme sonrasında lisans ve ön lisans toplam boş kontenjan sayısı 22 bin 291 iken kazanıp kayıt olmayan öğrencilerin de eklenmesi ile birlikte bu sayı ek kontenjanda 114 bin 395 olmuştur. Bu yıl da her yıl olduğu gibi kazanıp son anda farklı nedenlerden dolayı kayıt yaptırmaktan vazgeçen öğrenciler olacağını düşünürsek, 2024-YKS’de devlet ve vakıf üniversitelerinde lisans/ön lisans programlarında toplamda boş kalan 23 bin 738 kontenjanın da artmasını öngörüyoruz.”</p>

<p>Ek yerleştirmenin kuralları neler?</p>

<p>ÖSYM tarafından yapılan ek yerleştirme işlemlerinin de belirli kurallar çerçevesinde gerçekleştiğine vurgu yapan Tözeniş, “Yerleşememiş olan adaylar bu kurallar çerçevesinde tercih listelerini oluştururlarsa ek yerleştirme dönemini bir fırsata dönüştüreceklerdir. Ek yerleştirme de tercih yapabilmek için 2024 merkezi yerleştirmede adayın herhangi bir programa yerleşmemiş olması gerekir. Bir programa yerleşmiş olan adaylar ek yerleştirmeye başvuramazlar. İlk yerleştirmeden farklı olarak ek yerleştirme için ÖSYM tarafından bir ücret belirlenecektir, başvurunun son gününe kadar bu ücreti belirtilen bankalar aracılığıyla yatırmak gerekir. Aksi halde başvuru dikkate alınmayacaktır. Adaylar, tercih yapma hakkı bulunan tablolardan 24’ü geçmemek üzere istedikleri sayıda tercih yapabileceklerdir.” diye konuştu.</p>

<p>Ek yerleştirmede taban puanlar dikkate alınacak</p>

<p>Ek yerleştirmenin merkezi yerleştirmeden farklı olarak başarı sıralarına göre değil taban puanlar dikkate alarak yapılacağını kaydeden Ece Tözeniş, şunları dile getirdi:</p>

<p>“Merkezi yerleştirme ile kontenjanı dolan ve taban puanı belli olan fakat kayıt sonrasında kontenjan açığı oluşan ön lisans ve lisans programlarını, ilgili programın puan türünde yer alan taban puana eşit ve taban puanın üstünde olan adaylar tercih edebileceklerdir. Merkezi yerleştirmede olduğu gibi ek yerleştirmede adaylar puanlarının üstünde yer alan programları tercih edemeyeceklerdir. Merkezi yerleştirme ile kontenjanı dolmayan ve taban puanı oluşmamış lisans ve ön lisans programlarını ise yerleştirme puanı oluşmuş tüm adaylar tercih edebileceklerdir. Okul birinciliği olan adaylar ek yerleştirme de okul birinciliği kontenjanından yararlanamayacaktır. Ek yerleştirmede okul birincileri genel kontenjana göre tercihlerini oluşturacaklardır. Şehit-gazi yakını, depremzede, 34 yaş üstü kadın kontenjanlarında ise adaylar belirlenen kurallar doğrultusunda tercihlerini oluşturacaklardır. Tıp, Diş Hekimliği, Eczacılık, Hukuk, Mühendislik, Mimarlık, Öğretmenlik programlarında geçerli olan baraj sıralaması kuralı ek yerleştirmede de devam etmektedir. Belirlenen baraj başarı sıralarının altında kalan adaylar ek yerleştirmede de bu bölümleri tercih edemeyeceklerdir.”       </p>

<p>Ek yerleştirmede doğru tercih listesi nasıl oluşturulur? </p>

<p>2024- YKS’de özel yetenek sınavı ile bir yüksek öğretim programına yerleşmiş olan adayların ek yerleştirmeye başvurabileceğini ifade eden Ece Tözeniş, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Ek yerleştirmede doğru tercih listesi oluşturmak için; merkezi yerleştirmeye göre tercih edeceğiniz programlarda kontenjanlar azaldığından dolayı mutlaka bölüm/programların kontenjanlarını dikkate alarak tercih listenizi oluşturun. Tercih listenizi 1-2 kontenjan kalmış bölümler arasından yapmak yerleşme şansınızı düşürecektir. İstediğiniz, yerleştiğinizde gideceğiniz bölümler olmak üzere daha fazla sayıda tercih yapmak yerleşme şansınızı arttıracaktır. Ek yerleştirme kılavuzu yayımlandıktan sonra tercih listelerinizi oluştururken kılavuzda yer alan özel koşullar ve açıklamalar kısmını mutlaka okuyun. Merkezi yerleştirme de olduğu gibi ek yerleştirmede de yerleştiğiniz takdirde kayıt olsanız da olmasanız da OBP’niz gelecek yıl yarıya düşecektir. Buna dikkate alarak tercihlerinizi oluşturabilirsiniz. Elinizde bulunan bu ikinci fırsatı kendiniz için bir şansa çevirebilirsiniz, bu sizin elinizde!”</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.bursahabermerkezi.com/adaylar-icin-bir-firsat-daha-var-ek-yerlestirme</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Aug 2024 11:59:47 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursahabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/bursahabermerkezi-com/images/haberler/2024/08/adaylar_icin_bir_firsat_daha_var_ek_yerlestirme_h56524_df7f0.jpg" type="image/jpeg" length="34510"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Esnek düşünce Alzheirmer’dan koruyor!]]></title>
      <link>https://www.bursahabermerkezi.com/prof-dr-nevzat-tarhan-esnek-dusunce-alzheirmerdan-koruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursahabermerkezi.com/prof-dr-nevzat-tarhan-esnek-dusunce-alzheirmerdan-koruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[



‘İnsan, beyninin yüze 10'unu kullanıyor’ denildiğini dile getiren Psikiyatrist Prof. Dr. Tarhan, “Hayır. İnsan beyninin her kapasitesini kullanabilir. Öyle yüzde 10 diye bir şey yok. İnsan beyninde müthiş bir kapasite var. Hepsini de kullanabilir, hiçbirini de kullanmayabilir.” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Zihinsel esnekliğin önemine dikkat çeken Tarhan, zihinsel esneklik geliştirme çabasına girmekten insanı alıkoyanın inatçılık olduğunu vurguladı. Esnek düşünce sahibi kişilerin Alzheimer olmadığına da dikkat çeken Tarhan, “İnatçılık, düşünce katılığı… Düşünce katılığı olan insanlar ön yargılarla hareket eder. Statükocu olurlar. Statükoculuk ve inatçılık kişinin zihinsel esnekliğinin en önemli düşmanıdır.” diye konuştu.</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, zihinsel esneklik konusunu değerlendirdi.</p>

<p>Zihinsel esnekliği olmayanlar tekrara düşüyor… </p>

<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, zihinsel esneklikten kastedilenin yeni durumlara uyum sağlama becerisi olduğunu ifade ederek, “Aslında insanların zihinsel olarak yeni bilgileri kabul etme, öğrenmeye açık olma, esnek düşünebilme ve sorunlara farklı çözümler bulabilme kapasiteleri var. Bu çok hayati bir konu. Mesela hataları düzeltme yeteneği de zihinsel esnekliğe giriyor. Yeni öğrenme yöntemleri geliştirme de zihinsel esnekliğe giriyor. Zihinsel esnekliği olanlar evlendiği zaman, yeni bir şeyle tanıştığı zaman, yeni bir iş olduğu zaman başarılı oluyorlar. Zihinsel esnekliği olmayanlar ise aynı şeyleri tekrar ediyorlar.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnsanların öğrenme süreçlerinde deneme yanılma yöntemi üzerinde durulduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, bu modelde, hata yapan bir kişinin genellikle ikinci kez aynı hatayı yapmamayı öğrendiğini, ancak yaşam boyunca aynı hatayı bir kez bile tekrarlamamanın zor olduğunu, bu nedenle, her şeyi deneme yanılma yoluyla öğrenmeye insanın ömrünün yetmeyeceğini söyledi.</p>

<p>“Zihinsel esnekliği olmayan kişiler aynı hatayı birden fazla yapar…”</p>

<p>Bu noktada, akıllı insanların deneyimlerinden faydalandığına işaret eden Prof. Dr. Tarhan, zihinsel esnekliği olmayan kişilerin aynı hatayı birden fazla yaptıklarını, ancak, zihinsel esnekliği olan kişilerin bir problemle karşılaştıklarında, geçmiş tecrübelerini tarayarak, gelecekle ilgili tahminlerde bulunarak hızlı bir şekilde çözüm ürettiklerini anlattı.</p>

<p>“İnsan zihni bilgisayar yazılımına benzer şekilde işleyen karmaşık süreçlerden oluşuyor”</p>

<p>Zihinsel işlemlerin, insan zihninin bilgisayar yazılımına benzer şekilde işlediği karmaşık süreçler olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, bunların doğuştan gelen yetenekler, öğrenilenler ve geliştirilenler olarak üç ana kategoride incelenebileceğini kaydetti.</p>

<p>Doğuştan gelen yeteneklerin, insanın doğduğu anda sahip olduğu genetik ve doğal yetenekler olduğunu, bu yeteneklerin, zihinsel süreçlerin temelini oluşturur ve bilgisayarın sabit programına benzer bir işlev gördüğünü anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Öğrenilenler ise insanın yaşamı boyunca edindiği bilgi ve becerilerdir. Bu bilgiler aile, okul, deneyimler ve çevresel etkileşimler gibi faktörlerden gelir. Öğrenilenler, insanın zihinsel kapasitesini artırır ve geliştirmesine olanak tanır. Geliştirilenler ise öğrenilen bilgi ve becerilerin daha da ileri seviyeye taşınmasıdır.” dedi. </p>

<p>Hafızanın altı sadık bekçisi; 5N1K…</p>

<p>Zihinsel esneklik becerilerinin çocuk yaştan kazanıldığını, bunun için de açık bir zihin sahibi olunması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, iletişimcilerin kullandığı ve hafızanın altı sadık bekçisi diye bilinen 5N1K kuralına atıfta bulunarak, “Bu çok yönlü düşünme demek. Kim söyledi, ne söyledi, nerede söyledi, ne zaman söyledi, nasıl söyledi… Buna altı boyutlu düşünce deniyor. Bir bilgi geldiği zaman o altı tane networkü kullanıyor beyin.  O bilgi beyne kalıcı bilgi olarak kaydoluyor. Böyle durumlarda kaydetmek yetmiyor. Daha sonra onu açıklamak gerekiyor, tartışmak gerekiyor, ilişkilendirmek gerekiyor. Akıllı insan olaylar arasında doğru bağlantılar kurmayı başarabilen insandır. İlişkilendirme becerisidir bu. Zihinsel becerilerden biridir. Olayı başka şeyle ilişkilendirdiğin zaman hiç kimsenin duymadığını, hiç kimsenin görmediğini görebiliyorsun ve yakalayabiliyorsun. Farklı bakış açısı getirme, farklı seçeneklerle düşünebilme yani çok yönlü düşünme yapıyorsun.” diye bilgi verdi.</p>

<p>İnsan, beynin tüm kapasitesini kullanabilir…</p>

<p>Bazıları ‘İnsan beyninin yüze 10'unu kullanıyor.” dediğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Hayır. İnsan, beyninin her zaman her kapasitesini kullanabilir. O şehir efsanesi. Öyle yüzde 10 diye bir şey yok. İnsan beyninde müthiş bir kapasite var. Hepsini de kullanabilir, hiçbirini de kullanmayabilir. Einstein bir gün eğlenen genç grubu görmüş. Hiç düşünmüyor sadece eğleniyor. Demiş ki ‘Bunlara koca beyne lüzum yok ki bir omurilik yeterli.’ Beyni kullanma meselesi bu. Bize beyin gibi bir cihaz verilmiş yaratılıştan. Müthiş bir özgür irade verilmiş. Diğer hiçbir canlıda olmayan anlam arayışı verilmiş. Sorgulama becerisi verilmiş. Geçmişi geleceğe sorgulama, varoluşu sorgulama… Bütün bunları yaparken yeni durumlara uyum sağlama becerisi var. Devamlı gelişme var. Yeni bilgileri kabul etme, öğrenmeye açık olma. Sorunlara çözüm bulabilme. Beynimizi geliştiren bir şey bu. Onun için sorundan kaçmak yerine o sorunu nasıl çözeceğim diye beynimizi zorlarsak esnek düşünce gelişiyor.” diye konuştu.</p>

<p>Eleştiriye açık olma, esnek düşünce geliştirmenin önemli bir parçası</p>

<p>Esnek düşünce geliştirmenin, zorluklarla başa çıkma ve yeni çözümler bulma becerisiyle yakından ilişkili olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tarhan, zorluklardan kaçınan ve kolayı tercih eden kişiler ile itaat kültürlerinde büyüyen bireylerin, genellikle zihinsel becerilerini geliştiremediklerini ve yönetilen konumunda kaldıklarını, bu durumun, yeni fikirler geliştirmeyi ve keşif yapmayı engellediğini dile getirdi.</p>

<p>Eleştiriye açık olmanın, esnek düşünce geliştirmenin önemli bir parçası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Eleştiri, insanların hatalarını görmelerini ve düzeltmelerini sağlar. Eleştiriye kapalı olanlar, yeni durumlara uyum sağlamakta zorlanabilirler ve başarılarına rağmen gelişme fırsatlarını kaçırabilirler.” dedi.</p>

<p>“Esnek düşüncesi olan Alzheimer olmuyor…"</p>

<p>Zihinsel esneklik geliştirme çabasına girmekten insanı alıkoyanın inatçılık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:</p>

<p>“İnatçılık, düşünce katılığı… Düşünce katılığı olan insanlar ön yargılarla hareket eder. Alışkanlıklarla hareket eder. Sahip oldukları zihinsel konforlarla hareket ederler. Yeni durumlara karşı kendilerine kapatırlar. Statükocu olurlar. Statükoculuk ve inatçılık kişinin zihinsel esnekliğinin en önemli düşmanıdır. </p>

<p>Mücadeleci ruhta olanlar zihinsel esnekliğe daha açık oluyorlar. Ve beyinlerinin büyük kapasitesini kullanıyorlar. Devamlı kullanabiliyorlar, geliştiriyorlar. Yeni durumlar açık olmak, yeni şeyler öğrenmek demek de aslında beynimizi maksimum kullanmak demek. Yani beynimiz öyle bir organ ki 100 milyar üzerinde hücre var. Bu hücre arasında her hücrenin bir hücrede 5 bin 10 bin bağlantısı var. Beyin yeni hücre, büyüme faktörü üretiyor. Yeni deneyimler açık kişilerde beyin, yeni kök hücre üretiyor. O kök hücre beyinle göç ediyor ve başka yerlerde bağlantı kuruyor. Esnek düşüncesi olan kişiler Alzheimer falan olmuyor. Alzheimer geni varsa bile kullandıkları için beyni olmuyor. Beyin ya kullan ya kaybet kuralıyla çalışıyor. Kuyu gibi su çektikçe çalışıyor. Beyni çok kullanmak için zihinsel esnekliğe, öğrenmeye açık olmak gerekiyor. Zihinsel sorgulamaya açık olmak gerekiyor. Eleştiriye açık olmak önemli.” </p>

<p>Ümit duygusu beyni çalıştırıyor… </p>

<p>Beyni en çok çalıştıran şeylerin iyileşme beklentisi ve ümit duygusu olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “İyimser, iyileşme beklentisi olan, ümit duygusu yüksek kişiler ve yeni deneyimlere açık olan kişiler… Bunlar halk arasında şanslı olarak bilinir. Bununla ilgili bir test yapılıyor. Hep şanslı bilinen kişilerin ortak özellikleri nedir diye araştırıyorlar. Birincisi, ümit duygusu yüksek kişiler. İkincisi iyimser, olayları pozitif bakan kişiler. Üçüncü de zora talip olan yeni deneyimlere açık olan kişiler. Bu özellikleri dolayısıyla bu kişiler şanslı zannediliyorlar.” dedi.</p>

<p>Yeniliğe açık kişiler panik yapmıyor…</p>

<p>Farklı deneyimlere açık olma, yeni şeyler öğrenme, farklı bakış açıları kazanma ve ümit duygusunu korumanın zihinsel esnekliği artırdığına işaret eden Prof. Dr. Tarhan, zihinsel esnekliğin otomatik düşünceleri ve negatif önyargıları aşmayı sağladığını dile getirdi.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, beynin en iyi öğrenme dalgası olan alfa dalgalarının artırılmasının da zihinsel esnekliği desteklediğini kaydederek, “Yeniliğe açık kişiler ve stres altında panik yapmazlar. Soğukkanlı olabilirler. Bu nedenle zihinsel esneklik kendini değiştirme gücüdür aynı zamanda. Durumlara uyum sağlama becerisidir.” dedi. </p>

<p>Statükocular öğrenemiyor… </p>

<p>İnsan en iyi nasıl öğrenir diye yapılan çalışmalara işaret eden Prof. Dr. Tarhan, şunları dile getirdi:</p>

<p>“Nörobilim 1995'li yıllardan sonra bir menzile girdi. Beyin daha çok keşfedildi. Beynin yeni hücre ürettiği öğrenildi. Duygular da öğrenmenin bir boyutuymuş anlaşıldı. 2000'li yıllarda Kahneman isimli bir psikolog ‘insan homo economicus değil, homo psikolojicustur’ dedi. Yani insan karar verirken sadece akılla karar vermiyor. Rasyonel aktör insanın psikolojisidir. Yatırım yaparken sevdiği alanlara yatırım yapıyor. Taktir övgü, güven duygusu insanı daha çok yatırıma alışverişe teşvik ediyor. Yatırım yaparken sadece kar zarar analizi değil, insanın psikolojik ihtiyaçlarını göz önüne almak gerekiyor.  Bir paradigma dönüşümü yaşandı. Bu aslında zihinsel esnekliği kazandıran bir şey oldu. </p>

<p>İnsan maddesel, mekanik bir varlık değil, materyal bir varlık değil. İnsan psikolojik bir varlık. Statükocu olan insanlar öğrenemez. Hesaplayıp riske gireceksin. Riske girmeyen insan yeni şeyler öğrenemez hayatta. Onun için yeni deneyimlere açık olmak önemli.”</p>

<p>Beyin yaşlandıkça beceri kazanıyor… </p>

<p>İnsanlara beynini geliştirmek için önerilerde de bulunan Prof. Dr. Tarhan, “Kişiler günlük yaşamında ihtiyaçlara göre değişiklikler yapmalı. Her gün aynı yoldan gitmemeli. Her gün aynı yerden alışveriş yapmamalı. Her gün aynı şeyi giymemeli. Alışkanlıklarını değiştirmek önemli. Beynin her tarafını çalıştırdığı için beyin yaşlanmıyor. Beynimiz, yaşlandıkça, yaş ilerledikçe gelişiyor. Küçülse de gelişiyor beyin. İlginç bir organ. Beynindeki beceri yaşlandıkça artıyor.” dedi.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.bursahabermerkezi.com/prof-dr-nevzat-tarhan-esnek-dusunce-alzheirmerdan-koruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jul 2024 13:11:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursahabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/bursahabermerkezi-com/images/haberler/2024/07/prof_dr_nevzat_tarhan_esnek_dusunce_alzheirmerdan_koruyor_h56031_d4146.jpg" type="image/jpeg" length="41828"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarınızı internette yalnız bırakmayın!]]></title>
      <link>https://www.bursahabermerkezi.com/cocuklarinizi-internette-yalniz-birakmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursahabermerkezi.com/cocuklarinizi-internette-yalniz-birakmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okulların kapanmasıyla birlikte yaz tatilinde çocuklar ve gençler, zamanlarının önemli bölümünü evlerde tablet, bilgisayar ya da akıllı cihazlarıyla oyun oynayarak geçirecek. Dijital güvenlik temsilcileri, çocukların dijital dünyada karşılaşabileceği riskleri listeleyerek, risklerden korunmaya yönelik önerilerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital güvenlik şirketi ESET çocukların dijital dünyada karşılaşabileceği riskleri listeledi ve bu risklerden korunmaya yönelik önerilerde bulundu.</p>

<p>Virüs, truva atı, solucan gibi zararlı yazılımlar, en yaygın online riskler olduğuna dikkati çekilirkeni, çocukların genellikle onlar için hazırlanmış sahte oyun sitelerinde bu yazılımlarla karşılaştıını, küçük bilgi parçaçıkları toplanarak oluşabilecek kimlik hırsızlığı ile ailenin mali kayba uğratılmasının mümkün olduğunu kaydetti.</p>

<p>"Hassas bilgilerin paylaşılmaması konusunda ebeveynler çocuklara uyarıda bulunmalıdır" denilen önerilerde, siber saldırganların bir şeyin satışı için cazip teklifler sunabileceğini, sahte mesajlar atarak, sosyal ağ kullanıcılarının kimlik ve şifre bilgilerini talep edebilirler ki bu yaklaşım siber dolandırıcılığın sık görülen örneklerinden biri olduğunu belirterek, siber zorbalık konusunda da uyardı.</p>

<p></p>

<p>İŞTE EBEVEYNLER NE YAPABİLİR, ÇOCUKLARINI NASIL KORUYABİLİR?</p>

<p>1) Dışında kalmayın, parçası olun!</p>

<p>Çocuğunuzu dijital dünyada sahipsiz bırakmayın. Hangi sosyal medya sitelerini kullandığını bilmelisiniz. Ebeveyn olarak bu sitelerde çocuğunuzun arkadaşı ve takipçisi olarak kendinizi ekleyin. Bu sayede bu tür sitelerde çocuklarınızın kiminle arkadaş olduğunu, neler paylaştığını yakından takip edebiliyor olacaksınız.</p>

<p>2) Çocuklarınızı internette gizliliğin önemi hakkında bilgilendirin!</p>

<p>Pek çok çocuk, Facebook gibi sosyal medya mecralarını ebeveynlerinden daha iyi bilir. Ancak neyi paylaşmaması gerektiğini bilmiyor olabilirler. Bu nedenle çocuklarınızı; telefon numarası, ev adresi ya da parolalar gibi özel ve kişisel bilgileri paylaşmaması gerektiği konusunda uyarın.</p>

<p>3) İnternette paylaşılan bilgilerin kaybolmadığını hatırlayın, hatırlatın!</p>

<p>Bir fotoğrafı sildiğinizde hatta tüm hesabınızı kapattığınızda tüm verinizi otomatik olarak sildiğinizi zannetmeyin. Resimler veya kişisel bilgiler çoktan başka birinin bilgisayarına kaydedilmiş olabilir. Çocuklar ve aileleri, hangi resim ve bilgilerin internete koyulacağını iki defa düşünmelidirler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>4) İnternet tarayıcınızın tarama geçmişini ara sıra inceleyin!</p>

<p>Geçmiş silinmiş ise çocuğunuzla bir konuşma yapma vakti gelmiş demektir.</p>

<p>5) Akıllı telefonların da birer bilgisayar olduğunu unutmayın!</p>

<p>Çocuklarınıza aldığınız ya da kullanması için verdiğiniz cep telefonlarında sadece oyun oynanmadığını göz önüne alın. Bilgisayarlar ya da mobil cihazlar için aldığınız önlemleri akıllı telefonlar için de almayı ihmal etmeyin.</p>

<p>6) Güncel güvenlik yazılımı kullanın!</p>

<p>Global ölçekte her gün milyonlarca zararlı yazılım sanal alemde dolaşarak önce bilgilerinize oradan da finansal kaynaklarınıza ulaşmaya çalışıyor. Profesyonel dijital önlem almadan bunlarla başa çıkmak artık mümkün değil.</p>

<p>7) Ebeveyn kontrolü yazılımları kullanın!</p>

<p>Aile koruma ya da ebeveyn kontrolü yazılımları, yaşa göre belirlenebilen koruma filtreleri kullanabiliyor ve uygun olmayan web siteleri ile uygulamalara erişimi engelleyebiliyor. ESET Parental Control uygulaması, ebeveynlere bu konuda güçlü bir seçe</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.bursahabermerkezi.com/cocuklarinizi-internette-yalniz-birakmayin</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Jun 2024 11:21:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursahabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/bursahabermerkezi-com/images/haberler/2024/06/cocuklarinizi_internette_yalniz_birakmayin_onlari_nasil_koruyabilirsiniz_h55806_cb098.jpg" type="image/jpeg" length="28825"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BURSA’DA ÖĞRENCİLERİN KARNE COŞKUSU]]></title>
      <link>https://www.bursahabermerkezi.com/bursada-ogrencilerin-karne-coskusu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursahabermerkezi.com/bursada-ogrencilerin-karne-coskusu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[

Bursa´da 2.025 okulda 24.762 derslikte 42 bin 129 öğretmen ve 699 bin 229 öğrenci karnelerini alarak yaz tatiline çıktı. 2023-2024 eğitim-öğretim yılı, Hürriyet Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulunda gerçekleştirilen karne töreni ile sona erdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Öğrenciler karnelerini Bursa Valisi Mahmut Demirtaş’ın elinden aldığı törene, İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ahmet Alireisoğlu’nun yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Hürriyet Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulundaki törene katılan Bursa Valisi Mahmut Demirtaş ve İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ahmet Alireisoğlu, öğrencilerin karne heyecanına ortak oldu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bursa Valisi Bursa Valisi Mahmut Demirtaş ve beraberindeki protokol, karne töreninin ardından okulun öğretmenler odasını ziyaret ederek öğretmenlerle sohbet etti.</p>

<p></p>

<p>2024-2025 eğitim- öğretim yılı 9 Eylül 2024 Pazartesi başlayacak ve 17 Ocak 2025 Cuma sona erecek. Birinci dönem ara tatili, 11-15 Kasım 2024'te yapılacak. Yarıyıl tatili ise 20 Ocak 2025 Pazartesi başlayacak ve 31 Ocak 2025 Cuma sona erecek. İkinci dönem, 3 Şubat 2025 Pazartesi başlayacak ve 20 Haziran 2025 Cuma tamamlanacak. İkinci dönem ara tatili ise 31 Mart 2025 Pazartesi başlayıp, 4 Nisan 2025 Cuma sona erecek.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.bursahabermerkezi.com/bursada-ogrencilerin-karne-coskusu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jun 2024 12:07:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursahabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/bursahabermerkezi-com/images/haberler/2024/06/bursada_ogrencilerin_karne_coskusu_h55744_17ace.jpg" type="image/jpeg" length="86056"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyükşehir’den çocuklara haşereyle mücadele eğitimi]]></title>
      <link>https://www.bursahabermerkezi.com/buyuksehirden-cocuklara-hasereyle-mucadele-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bursahabermerkezi.com/buyuksehirden-cocuklara-hasereyle-mucadele-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik yaz aylarında halk sağlığını tehdit eden vektör canlılarla (haşere) mücadele konusunda eğitimler verildi.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gelecek nesillere daha sağlıklı bir kenti miras olarak bırakma hedefiyle çalışmalarını yürüten Büyükşehir Belediyesi, öğrencileri çevre konusunda bilinçlendirmeye devam ediyor. Veteriner Hizmetleri Şube Müdürlüğü ve Tarım Peyzaj AŞ işbirliğiyle Bursa’nın 17 ilçesinde ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik vektörel canlılar (haşere) ve kültürel mücadele konularında eğitimler verildi. Uzmanlar tarafından çocuklara vektör canlıların neden olduğu sorunlar anlatılırken, kültürel mücadele teknikleri öğretilerek uygulamalar hakkında da bilinçlendirme yapıldı. Eğlenceli bir ortamda verilen pratik eğitimlerin sonunda çocuklara çeşitli görsel metaryaller de dağıtıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.bursahabermerkezi.com/buyuksehirden-cocuklara-hasereyle-mucadele-egitimi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Jun 2024 14:22:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bursahabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/bursahabermerkezi-com/images/haberler/2024/06/buyuksehirden_cocuklara_hasereyle_mucadele_egitimi_h55635_de85e.jpg" type="image/jpeg" length="87396"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
