Öne Çıkanlar corona İhsaniye Revizyon BTSO Bursada teleferik ücretlerine zam
banner13

BTSO'da İnşaat Sektöründe Deprem Bilinci paneli

BTSO tarafından İnşaat Sektöründe Deprem Bilinci Paneli gerçekleştirildi. Yüksek İnşaat Mühendisi Ünsal Eser, Yüksek İnşaat Mühendisi Mehmet Atmaca, Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi Başkanı Engin Er, TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu, Beton Laboratuvarı Sahibi Yaşar Poyraz ve Avukat Bülent Yaylalı'nın konuşmacı olarak katıldığı panel, BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Şenocak'ın açılış konuşmasıyla başladı.

BTSO Başkan Yardımcısı ve MÜSİAD Bursa Şube Başkanı Alparslan Şenocak'ın konuşmasından satır başları şöyle;

"Konteyner yaşam merkezini bir an önce devreye alarak oradaki insanlarımızın sıcak firmalara ulaşması için de elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Tabii depremin yıkıcı etkilerinin yanında oradaki göçle beraber ülkemizin çeşitli illerine birçok göç oldu. Yaklaşık üç buçuk milyon insan o bölgeden göç etti. Bunlar da Bursa'da afetzedelerimiz var. Bugüne kadarki desteklerimizi gerek bölgenin afetzedeleri gerekse mucizeye göç etmek zorunda kalan kardeşlerimiz için de sürdürmemiz gerektiğinin bilincinde olmalıyız. Gönül seferberliğimize maddi ve manevi katkı sağlayan herkese ben teşekkür ediyorum. Yardımlarımızı sürdürürken devletimizin liderliğinde inşallah hep beraber burada ihyası ve imarı için hep birlikte kısa bir sürede oraya çalışmalarımızı daha hızlı bir şekilde götürüp normal hayatın başlaması için sizlerin de katkılarıyla oradaki hizmetlerimizi hızlı bir şekilde sürdüreceğiz."

"DEPREM GERÇEĞİ SADECE BÖLGENİN DEĞİL HEPİMİZİN SORUNU"

"Değerli konuklarımız, deprem gerçeği sadece bölgenin değil hepimizin sorunu. Bu gerçekle yaşamak zorunda olan aslında tüm ülkemizin bir sorunu. Korkak sorun. Bu nedenle olası bir depremde yaşamsal güvenliği sağlayabilmenin ve kayıpların önüne geçebilmenin koşullarını hep birlikte yaşıyoruz. Bu tür yoğunluğumuz ve fay hatlarının da içinde bulunduğu Marmara Bölgesi deprem bakımından dünyanın en riskli bölgelerinden bir tanesi. Nasıl bir deprem? Ve bu depremin neticesindeki can kayıplarını aklımızdan bile geçirmek istemiyoruz."

TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek'in konuşmasından satır başları şöyle;

Denetimsiz yapılaşmanın çok fazla olduğunu belirten Şimşek, "Ne yazık ki bir gün deprem oluyor, bir gün sel oluyor, bir gün ekimsel sorunlar nedeniyle yaşayacağımız farklı krizler oluyor. Temelde konuşmamız gereken de dirençli kentler oluyor. Dolayısıyla dirençli kent bağlamında neredeyiz? Hepimiz deneylerle görüyoruz bir yerde. Şimdi ben bir tanım okumak istiyorum size. Birleşmiş Milletler'in bir dirençli kent noktasında bir tarifi var. Ne kadar ülke olarak bunu taşıyoruz? Bir öz eleştiri olması açısından her türlü tehlike, tehdit karşısında etkilenme olasılığına sahip yerleşmelerin toplumların ve tüm sistemlerin kendilerini koruma sistemi işleyişine güvence altına almak, kısa sürede yeniden yapılanma ve değişime uyum sağlama için gerekli kaynaklara sahip olması ve bu kaynakları etkin kullanım becerisi. Bir yerde sadece yapısal bir direnç veya güvenlikten bahsetmiyor sürdürülebilirlikten bahsediyor. Bizde bir afet olduğunda ki dünyada birçok ülkede afetler kaçınılmaz. Biz depremden muzdaribiz. İşte fırtınalardan büyük heyelanlardan tsunamiden farklı afet biçimleri yaşayan pek çok ülke var. Hep bunun sonuçlarının en yıkıcı etkisini görüyoruz ne yazık ki yeterli sistemi, yeterli altyapı  oluşturulamamış" dedi. 

"DENETLEME OLMADAN HİÇBİR YOLDA İLERLEYEMİYORUZ"

Doğal afetlerin kötü sonuçlarının durumları yönetememiş ülkelerde olduğunu belirten Şimşek, "Biz kendimize evet gelişmekte olan gelişmiş ülke kabul ediyoruz ama depremlerle veya işte benzer afetlerle nerede olduğumuzun öz eleştirisini yapmıyoruz. Hocamın dediği gibi bir Japon'a denetlemeden bahsedince şaşırıyor. Ama biz toplumsal olarak öyle bir kültür noktasındayız ki ne yazık ki denetleme olmadan hiçbir yolda ilerleyemiyoruz. Bu sadece sektörümüze bağlı bir konu değil. Birçok noktada denetimsiz. Hiçbir şey amacına ulaşmadık. Dolayısıyla şimdi dirençli kent bağlamından yola çıktık. Bu noktada yapılması gerekenler ve eksiklerimiz işte lokal lokal sektör paydaşları anlatıyor ama temelde konu esasen hep bildiğimiz gibi. Ahlaki bakış açısı birçok noktada yeterli mevzuatımız, yeterli, planlama ilkelerimiz, her türlü yönetmeliğimiz masa başında çok güzel oluşturuluyor. Ama bunu uygulamaya geldiğimizde ne yazık ki en çok suistimal edilenler, yapılar. Hiçbir yönetmeliğe tam uyumadan nasıl günü kurtarırızın hesabı yapılıyor. Az önce gösterilen bir deprem sonrasıysa yazık olsun. Biz Mimarlar Odası olarak birçok oda gibi bilir kişiler gönderdik bölgeye. Bölgeden gelen bilir kişilerimizden bir tanesi çok güzel bir laf etti. Azıcık namuslu olan bina ayakta kalmış esasen dedi. Hakikaten böyle. Yani karakterimizi yapımıza yansıyor. Yaptığımız eseri yaptığımız bir yapıya yansıttıysak bir şekilde o bina zedelense de, can almadan devam edebiliyor. Nitekim temel teknikte, temel mühendislikte yapıların can almadan kendini kurtarması hesaplanıyor. Tüm disiplinler bu bağlamda hareket eder. Hiç yıkılmadan elbette ki zarara uğramadan yapı inşa etmek de mümkün ki öyle öncelik yapılarımız da var bizim  daha umumi, sağlık ve eğitim noktasında, askeri noktada olması gerekli olan yapıların mutlaka zarar görmemesi hedeflenir" diye konuştu. 

"ÖZ ELEŞTİRİ YAPACAKSAK BURADAN BAŞLAYALIM"

Şimşek, "Mühendisliğin marifeti çok kıymetli oluyor. Aslında mühendislik de demeyelim. Tüm disiplinlerin ortak entegre, doğru çözüm adına hareket etmesi çok kıymetli oluyor. Nasıl suistimaller yapılıyor? Nasıl o raporlar uyarlanabiliyor? Az daha masraf olsun diye. Ben daha temele geçmeden bu kadar parayı niye yer altına gömeyim diyen farklı da bir bakış açısı var. Hani öz eleştiri yapacaksak buradan başlayalım bir kere" ifadelerini kullandı.

"HİKAYE BURADA BAŞLIYOR"

Şimşek, "Yapısal forma geçtikten sonra zaten projenin yeni mezun bir mimar ve mühendis tarafından üretilmesinin hiçbir emri yok bu ülkede. Ne yazık ki hiç konuyu teşrif etmemiş, pratikte en ufak konu görmemiş, hatta tuğlayla tuğla nasıl birleşir bilmeyen meslektaşlarımız, mühendislerimiz sahada proje üreten taraftalar. Çünkü dört sene sonra da bu yetkiyi alıp imza atabiliyor. Veya üretilen projeleri bir şekilde hiç görmeden, hiç bilmeden imzayla sahada verilen proje haline dönüştürüyor. Işte burada başlıyor hikaye" şeklinde konuştu.

Yüksek İnşaat Mühendisi Mehmet Atmaca'nın konuşmasından satır başları şöyle;

Atmaca, yapılan binalarda ihmalkarsızlık olduğuna dikkat çekerek, "Eski yapıların yönetmelikle birçok yapıyı inceleme fırsatı gördük. Yapılar, proje hizmeti almamış veya eklenmiş ve büyütülmüş. Hiçbiri yapılmış yapıları daha çok incelemeye çalışmıyor. Çünkü yönetmeliği, yeni yönetmeliğe göre yapılmış birçok projede aslında uygun değil ve yapı denetim kontrolü altında ihmal edilmiş halde. İşte beton parçasının çok düşük olduğu, demir parçasının çok düşük olduğu tüm bunları yaşadık. Yani bazı  ilçelerde yüksek yapılar var. Yüksek yapıları yapabilecek tecrübeye sahip mühendislerin olduğunu düşünüyorum. Çünkü yükseklik içersinde perde sistemler iyi sonuç vermişler. Ama perde sistemlerini sadece perde boyutlarıyla kullandığınız vakit çok iş görmüyor. Ama bunun yanında bir de şu konu çok önemli, dayanamadığı için kesilen perdeler var  depremde. Kolay bir iş değil ama depremde ayakta kalan binalar yapılabilir. Çok detaylı performansa da yani fiziki birkaç gözün de bunları tespit edilebileceği düşünüyorum. Bursa'mız için yakın gördüğüm deprem öncesi mevcut yapılan tespiti ve buna derhal sürdürmüş durumdayız" diye konuştu.

Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi Başkanı Engin Er'in konuşmasından satır başları şöyle;

Er, "Talep geldi savcılıktan. Biz de Bursa'dan 7 kişilik gönüllü ekip olarak deprem bölgesine gittik. O günkü bir çalışmayı biz de orada yaptık. Bölgede zeminin etkisiyle ne kadar binaların yıkıldıklarını ama cümle yanlış, sadece zemin değil de jeolojik ve jeoteknik eksikliklerden kaynaklanan, planlamadan kaynaklanan birçok binanın yıkıldığını gördük. Deprem bölgesinde 10 günlük bir süre kaldık. 10 gün boyunca bir can kaybı olmayan binaya gitmedik. Yani biz sadece can kaybı olan binalara gittik. Dolayısıyla zeminin etkisini arazimizde, arazilerde bir defa daha gördük. Şimdi öncelikle bir binanın, insanın bir doğal olayın doğal afete dönüşmesi için birkaç özelliğin bir araya gelmesi lazım. Mesela insanın can kaybı olabilmesi için depremlerde bir defa insanın yaşadığı binalara zarar verebilecek büyüklükte bir deprem üretebilecek olması lazım. Bu sözlerine baktığımız zaman böyle bir fay hattı var mı? Yani 6.5 üzerinde bir deprem potansiyeli bir fay hattımız var mı bizim ortada? Çünkü fay hattı olmazsa zaten vurmaz. Var. Nerede var? Marmara Denizi içerisinden geçer. 7.6 büyüklüğünde bir deprem metro potansiyelimiz var. İkincisi bu Marmara depremi, İstanbul milletlerini hep gündeme getirdiler. Oradaki sismik boşluğu olarak adlandırılan yer 7.6 büyüklüğün üzerinde deprem beklemiyor"dedi.

"7'NİN ÜZERİNDE DEPREM ÜRETEBİLECEK FAY HATTINA SAHİBİZ"

Er, "Bizim tam yerleşim yerimiz, binalarımız fay hattı üstünde. Dolayısıyla altı buçuk üzerinden yedinin üzerinde bir deprem üretme potansiyeli olan fay hatlarına sahip miyiz? Sahibiyiz. Tam altımızdan geçiyor. Birincisi bu. Ikincisi bu yerleşim fay hattına yakın. Yapılmaması lazım. Üçüncüsü. zemin özelliklerinin bozuk olması. Yani depremin ertesi gün on kata kadar büyütme özelliği olan deprem büyütme özelliği yani şiddetini her ne kadar deprem yedi şiddetinde olsa da şiddeti dokuz on olabilen bir zemine sahip. Bursa böyle zemine sahip olan ilçelere sahip derseniz yanlış yaparız. Sahip olmayan ilçeleri saysak daha iyi. Keles, Orhaneli, Büyükorhan, Harmancık. Bu ilçerin haricinde diğer bütün ilçelerde zemin sıvılaşması var" dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner22