banner15
Öne Çıkanlar GEMLİK Etkinlik Taekwando kadın koleksiyonu ile sonbahara damgasını vuruyor

EĞİTİM-BİR-SEN’DEN DANIŞTAY’IN ANDIMIZ KARARINA TEPKİ

Eğitim-Bir-Sen 1 Nolu Şube Başkanı Mustafa Sarıgül, “Danıştay’ın aldığı ideolojik nitelikteki bu
karar öncelikle toplumsal barışa ve siyasi iradeye yönelik bir girişimdir. Bu antidemokratik ve evrensel
hukuka aykırı karara tepkisiz kalınmamalı, andımızın kaldırılması kararının arkasında durulmalı, insan
hakları ve demokrasi alanında elde edilen toplumsal kazanımlar kararlıkla korunmalıdır” dedi.

2013 yılında toplumun büyük çoğunluğunun beklentileri üzerine hukuk devleti olmanın ve
demokratikleşmenin bir gereği olarak andımız kaldırılmış ve sivilleşme adına önemli bir kazanım elde
edilmiş olduğu ifade eden Mustafa Sarıgül, “Gerici, baskıcı, militarist, totaliter zihniyetin ürünü olan
öğrenci andının kaldırılmasına, toplumsal barışın ve uzlaşının sağlanması, demokratik bir Türkiye’nin
inşası adına Eğitim-Bir-Sen olarak biz de destek vermiştik. Ancak Danıştay 8. Dairesi, idarenin takdir
hakkını hiçe sayarak, hukuki denetimin dışına çıkıp hiçbir pedagojik ve bilimsel verilere dayanma
ihtiyacı duymadan ilköğretim okullarında "Öğrenci Andı"nı kaldıran yönetmelik hükmünü iptal
etmiştir. Pedagojik veya hukuki hiçbir dayanak göremediğimiz gerekçeli kararda, ülke gerçekliği ve
toplumsal mutabakat bir yana uluslararası hukuk ve anayasa dahi görmezden gelinmiştir” diye
konuştu. Danıştay’ın vermiş olduğu kararda, temel hak ve özgürlüklerin askıya alındığını ve darbe
dönemi anayasalarıyla şekillenen eski Türkiye’nin ezberlerini gerekçe olarak sunduğuna dikkat çeken
Başkan Sarıgül, üst mahkemenin hukukun evrensel ilkelerini gözardı ederek toplumsal birliğe ağır bir
darbe vurduğunu söyledi.

Alınan kararın dayatmacı, ayrımcı, dışlayıcı, Türkiye'nin taraf olduğu başta Çocuk Hakları Sözleşmesi
olmak üzere birçok uluslararası sözleşmeye ve doğal hukuka aykırı olduğunun altını çizen Sarıgül,
“Eski Türkiye’nin en önemli vasfı olan toplum mühendisliğinin tezahürü, farklılıkları yok sayan hatta
zor kullanarak değiştiren, tektipleştirme politikasının esas alındığı, militarist toplum kurma özleminin
ürünü olan andımızın tekrar hortlatılması sonucunu doğuracak bu kararı kabul etmediğimizi dile
getiriyor; itiraz merciinin adaleti ve hukuku tesis edeceğine olan inancımızı koruyoruz. Bu karar
ülkemizde son on beş yıldır insan hakları ve demokrasi alanında gerçekleştirilen atılımların ve
kazanımlarının idarenin hukuki denetimini yapmakla yükümlü yargı mensuplarınca halen
benimsenemediği ve içselleştirilemediğini göstermektedir. Ne yazık ki yargıyı askeri darbelerle
şekillendirilen müesses nizamın temsilcisi konumuna indirgeyen eski Türkiye alışkanlıklarının halen
devam ettiği görülmektedir” şeklinde konuştu.

SARIGÜL, “METNİN YAZARI TÜRKÇE EZANIN MİMARI”
Danıştay’a göre Millî Eğitim Bakanlığı’nın andımızı kaldırırken bilimsel bir gerekçeye dayanmadığını
belirtmesinin kendi aldığı kararla dayanak bakımından tezat teşkil ettiğimi kaydeden Mustafa Sarıgül,
“Aynı Mahkeme, andımızın kaldırılmasının eğitime etkileri ya da andımızın gerekliliği konusunda
hiçbir bilimsel gerekçe öne sürememiş, kararını hiçbir bilimsel veriye veya araştırmaya
dayandıramamıştır. Yine kararda öğrenci andını kaldırılmasındaki eğitim biliminin gerekleri ve
pedagojik formasyon ilkeleri bakımından araştırma, inceleme ve tespit yapılmadığı ileri
sürülmektedir. Oysa ki kararın dayanağı kılınan Millî Eğitim Temel Kanunu ve uzun süredir
uygulanmakta oluşunun arkasında eğitim biliminin hangi gereklerinin ve hangi pedagojik formasyon
ilkelerin durduğu Mahkemece gözardı edilmektedir” diye konuştu.
Başkan Sarıgül sözlerini şöyle sürdürdü: “Kararda andımızın “Türk Devletini ve milletini ebediyete
kadar yaşatacak, çağdaş uygarlığın ve medeniyetin ortağı ve öncüsü yapacak, toplumun ve kişilerin
refah, huzur ve mutluluğunu sağlayacak yeni nesillerin yetiştirilmesi olan milli eğitim sistemimizin
temel amaçlarını gerçekleştirmesini içeriği itibarıyla sağlamaya yardımcı olabilecek nitelikte” olduğu
gibi kerameti kendinden menkul bir gerekçeye yer verilmiş, ancak bunun neye dayanarak tespit
edildiği koca bir soru işareti olarak durmaktadır”

SARIGÜL, “BAKANLIK SAVUNMASI DAHA İYİ OLABİLİRDİ”
Milli Eğitim Bakanlığının savunmasında, Danıştay’ın söz konusu kararına adeta mesnet oluşturacak bir
tarzda öğrenci andının okunmasının fiziki zorlukları dile getirmek yerine, Andımız uygulamasının
kaldırılmasının haklı gerekçeleri nitelikli bir şekilde yer alabileceğine dikkat çeken Sarıgül,
“Kanaatimizce, andımızın kaldırma kararıyla ilgili olarak o dönem zarfında ortaya konulan gerekçeler
andımızın uluslararası hukuka aykırılığı, kaldırılması sonrası toplumsal barışa yapmış olduğu katkı,
totaliter dönemlerin bir uygulaması olarak bugünün dünyası ve Türkiye’sine uygun olmadığı gibi
gerekçeler ve de yasal gerekçeler çok detaylı bir şekilde savunmada bir manifesto gibi yer almalıydı.
Buradan Sayın Cumhurbaşkanına ve Milli Eğitim Bakanlığına 2013’te verdikleri bu kararın arkasında
durma çağrısı yapıyoruz. Bu konuda sorumluluk siyasi iradenindir. Danıştay’ın aldığı ideolojik
nitelikteki bu karar öncelikle toplumsal barışa ve siyasi iradeye yönelik bir girişimdir. Bu
antidemokratik ve evrensel hukuka aykırı karara tepkisiz kalınmamalı, andımızın kaldırılması kararının
arkasında durulmalı, insan hakları ve demokrasi alanında elde edilen toplumsal kazanımlar kararlıkla
korunmalıdır” diyerek sözlerini noktaladı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1

banner21